27 Aralık 2016 Salı

Mimari Siteler

Mimari siteler biz mimar adayları ve mimarların sıklıkla takip ettiği, kullandığı paylaşım siteleridir. Bu sitelerden mevcut sorunlar, mimarideki gelişmeleri, yarışmaları, ödüllü projeleri ve daha birçok bilgiyi takip etme imkanımız var. Meslekten uzak kalmamak, içinde olabilmek adına çok faydalı. Aynı zamanda bu sitelerden bazılarının dergileri de çıkmakta. Örneğin en yaygın olanı Yapı dergisi. Güncel sorunları, gelişmeleri hem web sitesinden hem de düzenli olarak her ay çıkan dergisinden takip etmek mümkün. Bu sitelerde yapılan paylaşımlar sadece projelerimizde değil, hayatımızın her anında işimize yaramakta.
Mimari sitelere örnek:
1.http://www.yapi.com.tr/
2. http://www.mimarizm.com/
3. http://www.arkitera.com/
4.http://www.archdaily.com/

26 Aralık 2016 Pazartesi

Beslenme Bozuklukları

Çağımızın en büyük hastalıklarından biri de beslenme bozukluğundan kaynaklı obezite. Dünyada her geçen gün maalesef obezite sayısı artmakta. Küçük çocuklardan, yaşlı insanlara kadar geniş yaş kartelasına sahip. İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır. Bu zorundalık eğlenceye dönüşebilmekte. Bu eğlenceli oyuna fazla dalınca beslenme bozuklukları ortaya çıkmakta. Yeme bozuklarının diğer bir durumu az yemek yeme istemi. Sağlıklı bir yaşam için, düzgün beslenme alışkanlığımızın olması gerekir. Sebzelerden, meyvelerden faydalanılarak sık ve az beslenilmelidir.

Klasik Otomobil

Klasik otomobiller bir tutku halinde yaşanıyor. Çoğu insan için klasik otomobilleri çocuğu gibi. Klasik otomobili olan insanların bir araya geldiği derneklerde bulunmakta. Bunlardan biri de İKOD (İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği). İKOD klasik otomobili olan veya olmayan fark etmeksizin içinde klasik otomobil sevgisi, bu sevgiyi yaşatma arzusu olan üyelerden oluşmakta. Özel günlerde, düzenledikleri etkinliklerde üyeleri klasik araçlarıyla konvoy oluşturarak kendilerine haz, çevreye görsel şölen yaşatmakta. Derneğin dikkat çeken slagonu  'Hız değil, haz için'. Bu cümle aslında her şeyi açıklamakta.
http://ikod.org.tr/

Alışveriş Siteleri

Artık alışveriş yapmak çok kolay. Oturduğunuz yerden zaman ve mekandan bağımsız online alışveriş yapabiliyoruz. Beğenilen ürünün, tüm bilgileri ürün görüntüsüyle incelenebilir. Çoğu site para iadeli değişim yaparken; mağazalar alınan ürünlerin değişimlerinde  çoğunlukla para iadesi yapmaz.
Bu imkanları sağlayan alışveriş sitelerine örnek:
1. https://www.morhipo.com/kampanya/alisveris
2. https://www.1v1y.com/

İstanbul Tarihi Mekanları

İstanbul geçmişten günümüze birçok farklı devletin himayesinde olmuştur. Her dönemde ayrı bir güzelliğe sahiptir. İstanbul surları, camileri, sarayları, müzeleriyle adeta yaşayan bir tarihtir. Bu tarihe tanık olabilmek, nostaljiyi hissedebilmek için çok uzaklara gitmeye gerek yok. Çünkü İstanbul her köşesinde tarihi olaylardan kesit taşır.  Bu tarihi dokuyu yaşamak istiyorsanız görülmesi gereken 25 yeri paylaşacağım.
1. Topkapı Sarayı
2. Soğuk Çeşme Sokağı
3. Cafer Ağa Medresesi
4. Ayasofya
5. Yerebatan Sarnıcı
6. Haseki Hürrem Hamamı
7. Sultan Ahmet Binbirdirek Sarnıcı
8. Gülhane Parkı
9. Adalar
10. Dolmabahçe Sarayı
11. Süleymaniye Hamamı
12. Rumeli Hisarı
13. Anadolu Hisarı
14. Yedi Kule Hisarı
15. Beylerbeyi Sarayı
16. Çırağan Sarayı
17. Yıldız Sarayı
18. Kapalıçarşı
19. Mısır Çarşısı
20. Bakırcılar Çarşısı
21.Tefkur Sarayı
22. Eyüp Sultan Camii
23. Miniatürk
24. Hidiv Karı
25. Kız Kulesi

Kahvaltı Festivali

Günümüzde birçok festival düzenlenmekte. Müzik, yiyecek gibi farklı alanlarda etkinliklerde bulunma şansı yakalıyoruz. Ben de yakından takip ediyorum bu festivalleri. Son zamanlarda gittiğim festivaller içinde en çok kahvaltı festivalinde keyif aldı. Girişte gez hazırlanmadan kaynaklı biraz bekledik. Fakat içeride ki atmosfer o anı unutturdu. Girer girmez Paşabahçenin bardak, tabak, çatal ikramıyla karşılandık. Birbirinden leziz, farklı mutfaklara ait yiyeceklerden tatma imkanı çok keyifli. Ayrıca Uniq İstanbul'da oluşu festivale ayrı bir güzellik katmıştı.

25 Aralık 2016 Pazar

İnternetin Gazetesi/Bodrum Yunan Adaların’dan Pahalı

İnternet'in Gazetesi sayfasında, Bodrum hakkında bilgilendirici bir yazı bulunmakta. Bodrum'u merak edenlerin ve gidecek olanların okumalarını tavsiye ederim. Emrah Yedekçi Bodrum Yunan adaların’dan pahalı başlıklı yazısında, yaşadığı olaylardan ve Bodrum'da meydana gelen değişimlerin yanı sıra özellikle yükselen fiyatlara dikkat çekmiş.

http://www.internetingazetesi.com/bodrum-yunan-adalarindan-pahali/

Web Sitem


http://ahsenkosdag.wixsite.com/sitem
Sitemde iletişim adresim, proje çalışmalarım ve portfolyom yer almaktadır.

Mimari Dergi/ House Beautiful


House Beautiful aslında mimarlığın bir dalı olan iç mimarlık dergisidir. Bu dergi de dikkatimi en çok çeken yazı Küçük Alanlar Büyük Hayaller başlıklı yazı oldu. Çocuk odalarının genelde en küçük birimler olarak tasarlanmasına değinmiştir. Crocodily Kids Architect sınırlı mekanlarda işlevsel oyun, uyku, çalışma alanlarıyla mekan tasarımları gerçekleştiren bir marka olduğuna değinilmiştir. Crocodily Kids Architect markasına Nişantaşı showroomu ve http://www.crocodily.com/ adresinden ulaşılabilir.

Mimarlar İçin Dijital Medya ve Tanıtım İmkanları


Yeni Medya Nedir?
 Herkesin dilinde ve bilgi teknolojileri, iletişim ağları ile medya sektörlerinin birbirlerine yakınlaşarak iç içe geçmeye başlaması sonucu ortaya çıkan (internet, mobil, vb. ağlar üzerinde oluşturulan web sitesi, haber sitesi, arama motoru, blog, wiki, sosyal medya gibi) ve hızla değişen platformları anlatıyor. Diğer yandan günümüzde artık gazete, radyo ve TV gibi geleneksel medya da yeni medya üzerinden birbiriyle bütünleşmiş şekilde çalışma eğilimi gösteriyor.
 Yeni medya teknolojileri ve uygulamaları günümüzde sanatçıların ve tasarımcıların çalışmalarında pek göz ardı edemeyecekleri bir alan haline gelmiş durumda. Bugünün teknolojilerinin durumu ve bunların sosyal etkileri sadece gündelik yaşantımızı değil, algılarımızı ve kavramlarımızı da değiştirmiş bulunuyor.
 Yeni medyanın kullanımı daha yaygın değilken şirketler kendi reklamlarını yapabilmek, müşteriye ulaşabilmek için billboard vb. kullanırlardı. Ama günümüzde neredeyse herkesin elinden düşürmediği başta akıllı cep telefonları olmak üzere bir çok teknolojik alet sayesinde kurum veya kuruluşların reklamları çok ta uzakta değil. Arama motorunda yazılan bir kelime bile yeterli olabilir hale geldi. Bir başka yöntem ise günümüzde mail adresi olmayan insan çok azdır herhalde. Büyük firmalar kendi reklamlarını, yapmış oldukları işleri gösterebilmek ilgi çekebilmek için mail adreslerine postalar gönderiyorlar.
Mimari Amaçlı Yeni Medyayı Nasıl Kullanırız?
 Mimarlık medyasının tarihi, mimarlık tarihinin en önemli dayanağı olagelmiştir. Çünkü medyanın gücü, döneme dair öne çıkarılan eğilimleri, mimarları, ürünleri belirlediği gibi, hangi mimarların  yapıların yok sayılacağını belirlemeye de muktedir olmuştur. Medyanın onay ve dışlama mekanizmalarıyla bağlantılı olarak mimari ürünün çevresinde oluşturulan söylemler, bir anlamda mimarlığı yeniden üretmektedirler. Dolayısıyla üretim ve yeniden üretim Colomina’nın dediği gibi bir döngü olarak karşımıza çıkmakta ve medya da bu döngüde bütün bu süreçlerin gerçekleştiği bağlamı oluşturmakta ve çoğu zaman belirleyici tek unsur olmaktadır.
  Mimarlık medyası bir süre önce basılı dergi formatındaki geçerliliğini kaybetmeye başlamıştır. Mimarlık ortamının eleştirel tartışmalarının yapıldığı ve pratiğe yön veren dergiler dijital medyanın açıklık, erişilebilirlik anlamında daha demokratik sayılabilecek yönünü kullanarak birtakım ortaklıklar oluşturmaktadırlar. Örneğin Architectural Review (AR) dergisi Archdaily web portalıyla böyle bir işbirliği içindedir. Fakat bu ortaklıkların sayısı oldukça az olmakla birlikte, AR dergisinin söylemsel anlamda desteklediği bu eleştirel yönün kullanıcı tarafından nasıl değerlendirildiği de bir soru işareti yaratmaktadır. Dillerine hâkim olmadığımız web portallarının kullanım yaygınlığı da bunu destekler niteliktedir. İçerikten ziyade sadece imge üzerinden ilerleyen gündemi takip etme istenci mimari ürünün söylemsel ve eleştirel olarak değerlendirilmesini engellemekte ya da böyle bir talebin giderek azalmasına sebep olmaktadır.
 Mimarlık medyası bu problemlerin farkında olarak kendisini sorgulamaktadır. AR dergisinin Haziran 2014 sayısında yayımlanan “Who Needs Architecture Critics” adlı giriş yazısında editör Catherine Slessor bu problemi çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Slessor web portallarının sağlamış olduğu dahil olma kolaylığı ve açıklığa rağmen, oldukça kompleks ve farklı bağlamlarda tartışılabilecek olan mimari üretimin imajlarla beslenen sürekli ve hızlı değişen haberler ile Facebook beğenilerine indirgendiğini söylemektedir. Mimari üretimin estetik-sembolik kaynakları ve teknoloji arasında oluşan bu gerilim, yavaş yavaş imgenin tarihsel olarak yadsınamaz gücünü birkaç katına çıkartmıştır. Sadece birkaç kare fotoğrafın internete düşmesi, artık bir yapıyı tanınır kılabilmektedir. Ayrıca, eskiden sadece basılı kaynaklar aracılığıyla dolaşıma giren imge artık çok daha kolay yollarla, neredeyse bedelsiz ve zahmetsiz bir şekilde erişilebilir ve taşınabilir hale gelmiştir.
Dergi ve kitapların en azından sayfa sayısı nedeniyle yayına aday mimari ürünler belli bir elekten geçmek zorunda iken sonsuz imge depolayabilen mimari web portallarında bu anlamda bir “eleme” bulunmamaktadır. Örneğin, Archdaily2008 yılında kurulmuş olmasına rağmen 6 yılda 30.000’e yakın gönderi, 15.000’e yakın yapı yayımlamış bir web portalıdır. Benzer bir şekilde 2003 yılında kurulan Architizer’da böyle bir kapasiteye sahiptir. Basılı mimarlık dergileri arasında yılda on iki sayı yayımlananların bile bu kadar sürede ortalama 600 yapı tanıtımı yapabileceği göz önüne alınınca bu portalların kapasiteleri ve onlar sayesinde dolaşıma giren yapı sayısının gerçek anlamı ortaya çıkmaktadır. Söylem ve eleştiriyle desteklenmeyen ya da çok az desteklenen, daha çok tanımlanmaya yönelik bilgiler içeren web portallarında yayımlanan ürünler sadece imgeye indirgenmektedir. Web portallarının desteklediği eleştiri yoksunluğu Slessor’a göre şu anda mimari eleştiriye hiç olmadığımız kadar ihtiyacımız olduğunu göstermektedir. Çünkü eleştiri mimari ürünün çok geniş bir bağlamda ilişkilendirilmesini, bir başka deyişle ürünün sadece kendisine referans vermediği bir ilişkiler ağı içinde değerlendirilmesini sağlayan kışkırtıcı ve sorgulayıcı bir süreçtir. İşte eleştiri ancak bu yönüyle Sorkin’in dediği gibi değişimin yönlendirilmesini ve sorgulanmasını beraberinde getirmektedir.
Dijital medyanın en önemli katkısı, Batı merkezli olmakla suçladığımız geleneksel basılı medyanın aksine dünyanın her yerinden kültürel üretimi dolaşıma sokabilme potansiyeline sahip, daha “eşitlikçi” bir potansiyeli olmasıdır.

 Sonuç olarak, dijital medyanın erişebildiği kullanıcı ve kapsadığı yapı sayısının basılı medyaya oranla çok fazla olması, aslında bağımsız ve eşitlikçi bir tartışma ortamı doğuracak bir potansiyeli de beraberinde getirmektedir. Bununla beraber, sadece yapı veya projeye indirgenmiş görsel bir katalog olmanın ötesine geçebilmek için 20. yüzyılın kadim medyasının bazı ideallerini sürdürmek gerekmektedir. Bunlardan en önemlisi mimarlığa kavram, olgu, ortam olarak bakabilen eleştirinin yeni medyaya etkin olarak dâhil edilebilmesi; ikincisi de derinlikli yapı ve proje analizlerine olanak veren bir seçki dizisinin oluşturulabilmesidir. Bunların gerçekleşebilmesi için mimarlık portallarının artık bağımsız ve gönüllü yürüyen ve günün her anında yenilenen dinamik içeriğini yansıtsa da süreli yayımlanacak seçki kataloglarına gereksinimi vardır. Batı merkezcilikten ve yıldız mimar saplantılarından arınmış yeni bir medyanın kriz ortamını dönüştürmesi, ancak bu yolla mümkün görünmektedir.
Mimari Paylaşım Platformları
§Forumlar
§Facebook
§Twitter
§Instagram
§Pinterest
§Arkitera
§Mimdap
§Mimari Medya
§Dwg İndir
Mimari Paylaşım Siteleri
 Mimari paylaşım sitelerinde güncel sorunların paylaşıldığı, diğer mimarlarla etkileşim halinde olunduğu, yarışmaların, konferans ve panel gibi etkinliklerin düzenlendiği paylaşımlar yapılır.
 Aynı zamanda bu sitelerin sosyal ağ hesapları da vardır Örneğin arkitera; sitesinde yarışmalar düzenler, önemli etkinliklere imza atar, ödüllü projeleri yayınlarken aynı zamanda instagram hesabında da bunları duyurmaktadır.
  Bir diğer sitede mimdap. Mimdap sitesinde öğrenci projelerini yayınlayarak genç nesilleri piyasayla tanıştırır. Aynı zamanda kentsel sorunları ele alır, güncel konular üzerine değinmekte.
Örnek verdiğimiz sitelerden bazılarının mimari alana olan katkılarını inceleyelim.
 Öncelikle sosyal ağlardan başlayalım. En çok kullanıcıya sahip olan facebook. Facebook’ta açılan sayfalar ve verilen reklamlarla yoğun bir kitleye ulaşmak mümkün. Paylaşımlarınızın başka kullanıcı sayfalarında paylaşılıp, beğenilmesi tanınma ve müşteri potansiyelini arttırır.
 Diğer sosyal ağ hesabı ise instagram. Birçok insan instagramda yaptığı paylaşımlar sayesinde fenomen olup ciddi paralar kazanabiliyor. Mimarlarda proje paylaşımları ve paylaşım altlarına bıraktıkları hashtag  sayesinde arayıcılarına ulaşmakta. Sosyal ağ hesaplarında firmalar reklamlarını yapıp kendilerini tanıtma imkanı bulurken, öğrencilerde bu paylaşımlardan yararlanarak kendilerini geliştirebilir projelerinde faydalanabilir. 
Mimari paylaşım platformları sayesinde kişi veya kuruluşlar tanınmışlığı arttırıp kendi reklamlarını yapma imkanı buluyor. Örneğin; ‘Mimar’ kelime kökünü içeren isimde bir sosyal ağ hesabı açıp, daha sonra bu hesap üzerinden mimarlıkla ilgili paylaşımları kesmeyip , sonraları ise kendi mimarlık şirketinin ismiyle değiştiren insanlar vardır. Mimari amaçla yapılan reklamlar sosyal ağlarda konuşulan bir hal aldı. Konuşuldukça akılda kalan bir isim haline gelebiliyor. Yeni medyaya verilen reklamlarla gözümüzün bir şekil de o reklamları görmesi sağlanıyor ve bilincimize işliyor.
 Medyanın mimar adaylarının geleceğinde büyük rolü vardır. Mesleğe atılmadan sosyal ağları başarılı bir şekilde kullanmaları; mimari sitelerini takip etmeleri iş ortamına olan adaptasyonlarında yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda kendilerini tanıtıp, iş bulmalarını da sağlar.
Bir diğer sitede dwgindir.com. Bu sitede faydalana bilenecek dwg formatlı birçok projele indirme imkanı var. Projelerin bazıları ücretli bazılarıda ücretsizdir.

Mimari medyayı sadece resimli baskılar olarak tanımlamanın haksızlık olur. Dergi varlığına, yayınların çok olması farklılıklara olanak sağlamaktadır. Buna dayanarak  Bülent Tuna’nın bir konuşmasında ifade ettiği gibi "Medyanın toplumdaki mimarlık kültürünün gelişmesinde etkili olacaktır.’’
Medya bir ortam olarak ele alınmalıdır. Sadece yayınları kapsamayan, çok fazla etkinliği ve bir bütünü kapsayan; sadece mimarlık ile sınırlanamayacak, kitlenin tamamına hitap eden mecradır.
Yasemin Enginöz’ün bir konuşmasında belirttiği gibi, mevcut ortamda dijital yayınların hem kolay erişilebilir hem de maliyetsiz olması açısından çok daha yaygınlaşabileceğini ve mimarlığın doğru anlatılmasında, gündemin belirlenmesinde oldukça ön açıcı olmakta.
 Mimari medyanın yapılı çevre üzerindeki rolü konusunda hem olumlu hem olumsuz düşüncelere sahibiz. En büyük kaygımız yazılı, basılan kaynakları öldürmesi. Fakat yazılı kaynaklara, yeni medya üzerinden erişim imkanı bulmamız bu karamsarlığı aydınlatıyor. Ayrıca kolay ve ücretsiz erişim sayesinde araştırma ruhunu ve arzusunu ön plana çıkarıyor.
 Mimarinin ve medyanın paralel olarak gittiği günümüzde, başarıya ulaşmanın yollarından biride dijital reklam ve imkanlarından fazlasıyla, doğru faydayı sağlamaktır. Doğru fayda sağlandığında gelişmelerden haberdar olunur, hitap edilen kitleler artar ve bilgi erişimi hızlanır. 
Konuyu toparlayacak olursak; mimarlar için dijital medya ve tanıtım imkanları önemli yer almakta. Piyasayı yakından takip etme, müşteri ulaşımı kolaylığı, iş yönetimi gibi konularda üstün başarı sağlamak ve projelerimizin daha geniş, farklı kitlelere ulaşmasını istiyorsak yeni medyayı kullanıp, dijital ortam reklamlarında yer almalıyız. Ne kadar aktif olursak o kadar başarı yolumuz açılır. Günümüzde artmakta olan dijital medya ve tanıtım imkânların faydaları sayesinde değişen iş dünyasına ayak uydura biliriz. 

Düğün Mekanları

Düğünler konseptlerine göre kır, otel, tarihi mekan düğünleri olarak farklı mekanlarda yapılabilmekte. Bu konseptlere uygun bazı örnekler üzerinde duralım.
Otel mekanlarına örnek olarak  İstanbul Marriott Hotel örneğini vereli. İstanbul'un merkezinde yer almasıyla ulaşım kolaylığı sağlamakta.
Düğün paketine dahil olan hizmetler:
- Karşılama Kokteyli, 
- Başlangıç, ara sıcak, ana yemek ve tatlıdan oluşan düğün menüsü,
- Düğün pastası, 
- Limitsiz yerli içki, 
- Balayı odası ve ertesi gün 2 kişilik kahvaltı, 
- İki adet aile hazırlık odası
- Dört kişilik menü tadımı
- Beyaz masa örtüleri, beyaz sandalye geçme kılıfları, beyaz peçeteler, numaratör.
Kır düğünü örneğine ise İstanbul Anadolu Yakasında yer alan  Mihrabat Korusunu verebiliriz. Beykoz tepelerinde yer alan mekan güzel bir manzaraya sahip. fiyat aralığı 100-150 lira olup 75-1000 kişilik kontenjana sahiptir.
Tarihi mekan örneğine ise Adile Sultan Sarayı. Üsküdar ilçesinde bulunan tarihi mekan manzara olarak; Boğaz, deniz, orman, şehir, bahçe manzarasına sahiptir. Mekan özellikleri ise; Bahçe, Balkon, Çim alan, Deniz kenarında, Orman içinde, Teras, Yüksek tavan. 
Düğün mekanlarıyla ilgili fikir alabileceğiniz site:

Örnek Web Sitesi

http://iremsaglam96.wixsite.com/mimar İnceleyeceğim web sitesi İrem Sağlam'a ait olan mimari site. Ana sayfada sizi karşılayan hareketli şehir sitenin amacını gayet açık bir şekilde ortaya koymakta. 
Anasayfada blog sayfalarına ulaşılabilmekte. Portfolyosunda yer alan bilgiler çok başarılı. Proje paftaları gayet bilgilendirici. Öğrenci sitesi olan http://iremsaglam96.wixsite.com/mimar da projeler başarılı.

İstanbul ve Paris Şehirlerinin Alt Yapısı

İstanbul ülkemizin en kalabalık nüfusa sahip şehridir.  İstanbul kıtalar arası bir şehirdir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde kurulan İstanbul'un batıdaki sınırını İstanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin 39 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyük şehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır.
İstanbul'un şehir yapısı sürekli değişmektedir. Yunan, Roma ve Bizans dönemleri boyunca Galata, Kadıköy ve Üsküdar'da önemli değişimler, büyümeler yaşanmıştır.
İstanbul'un tarihi semtlerinden batıya ve kuzeye gidildikçe büyük bir farklılaşma görülür.Son yıllarda inşa edilen çok yüksek yapılar, nüfusun hızlı büyümesi göz önüne alınarak yapılmışlardır. Şehrin hızla genişlemesinden dolayı konutlaşma, genellikle şehir dışına doğru ilerlemektedir. En yüksek gökdelenler ve ofis binaları Avrupa Yakası'da özellikle Levent, Mecidiyeköy ve Maslak'ta toplanırken, Anadolu Yakasında ise Kadıköy ilçesindeki Kozyatağı mahallesi dikkat çeker. 20. yüzyılda şehrin hızla büyümesi, doğudan batıya büyük bir göçün başlamasına neden olmuştur. Böylece şehirdeki gecekondulaşma büyük bir hız kazanmıştır. Kaçak olarak hazine veya özel arazilere yapılan bu binalar, kısa sürede ve düşük kalitede yapılır.
 Dünyanın en çok ziyaretçi alan şehirlerinden biri de Paris'tir.  Fransa'nın başkenti olan şehir Sen nehri ve Paris havzasının üzerine kurulmuştur.  19. yüzyılda modernleşmenin gündelik hayatta ve kentte yaptığı sarsıcı dönüşümlerin en görünür olduğu şehirlerden biridir. 17. yüzyıl sonuna kadar Paris, dar sokakları ve pazarların kurulduğu küçük meydanları ile bir Orta çağ kenti görünümünde idi. 18. yüzyıldan itibaren imparatorluğun güçlenmesi ile kentin görünen yüzü değişmeye başlamış, 1840 – 1870 tarihleri arasındaki Fransız endüstri devrimi ile de bu değişim doruk noktasına ulaşmıştır. Böylelikle Paris 19. yüzyılda modern görünümü ve çekiciliği ile sadece Fransa'nın değil tüm Avrupa kara kıtasının başkenti haline gelmiştir. 
Haussmann’ın vali olduğu 1853 – 1870 tarihleri arasında kent inanılmaz bir dönüşüme sahne oldu. Kent İmparator Üçüncü Napolyon’un gücünü gösteren simgesel, büyük yapılar ile donatıldı; temiz su, kanalizasyon, demir yolu, ofis, market, itfaiye, okul, hastane, hapishane gibi bir modern kentin gerektirdiği altyapı ve binalar inşa edildi. Ama en önemlisi kentin mevcut dokusuna yapılan müdahaleler idi. Bir cetvel ile çizilmiş gibi açılan geniş ve uzun bulvarlar ile Paris yepyeni bir görünüm aldı. 

Bu müdahalelerin birkaç gerekçesi vardı:
Dar sokakların sağlayamadığı temiz hava ve güneşin konutların içine alınarak sağlık koşullarının iyileştirilmesi.
        Bulvarların kesiştiği noktalarda simgesel yapılar ile kentin modern bir görünüm kazandırılması. 
Halk ayaklanmaları ve toplumsal olaylar sırasında isyancıların dar sokaklar arasında kaybolmalarının önlenmesi.
İşçi sınıfının kentin dışına sürülmesi. 
Böylelikle Haussmann zamanında Paris modern bir burjuva kenti görünümü kazandı. Tüm bu değişimler esnasında inşaat ve finans sektörü büyük bir gelişme gösterdi. Emlak piyasası hareketlendi. Dünya fuarları ile kent bütün dünyanın ilgisini çeken bir yer haline geldi.
Bugün Paris’in geneline bakıldığında kentsel planlama bağlamında “yenileme” ile “geliştirme” arasında salındığı söylenebilir.  Paris halen 150 yıl önce Haussmann’ın müdahalelerin yarattığı kent olarak durmaktadır.