Mimari siteler biz mimar adayları ve mimarların sıklıkla takip ettiği, kullandığı paylaşım siteleridir. Bu sitelerden mevcut sorunlar, mimarideki gelişmeleri, yarışmaları, ödüllü projeleri ve daha birçok bilgiyi takip etme imkanımız var. Meslekten uzak kalmamak, içinde olabilmek adına çok faydalı. Aynı zamanda bu sitelerden bazılarının dergileri de çıkmakta. Örneğin en yaygın olanı Yapı dergisi. Güncel sorunları, gelişmeleri hem web sitesinden hem de düzenli olarak her ay çıkan dergisinden takip etmek mümkün. Bu sitelerde yapılan paylaşımlar sadece projelerimizde değil, hayatımızın her anında işimize yaramakta.
Mimari sitelere örnek:
1.http://www.yapi.com.tr/
2. http://www.mimarizm.com/
3. http://www.arkitera.com/
4.http://www.archdaily.com/
27 Aralık 2016 Salı
26 Aralık 2016 Pazartesi
Beslenme Bozuklukları
Çağımızın en büyük hastalıklarından biri de beslenme bozukluğundan kaynaklı obezite. Dünyada her geçen gün maalesef obezite sayısı artmakta. Küçük çocuklardan, yaşlı insanlara kadar geniş yaş kartelasına sahip. İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır. Bu zorundalık eğlenceye dönüşebilmekte. Bu eğlenceli oyuna fazla dalınca beslenme bozuklukları ortaya çıkmakta. Yeme bozuklarının diğer bir durumu az yemek yeme istemi. Sağlıklı bir yaşam için, düzgün beslenme alışkanlığımızın olması gerekir. Sebzelerden, meyvelerden faydalanılarak sık ve az beslenilmelidir.
Klasik Otomobil
Klasik otomobiller bir tutku halinde yaşanıyor. Çoğu insan için klasik otomobilleri çocuğu gibi. Klasik otomobili olan insanların bir araya geldiği derneklerde bulunmakta. Bunlardan biri de İKOD (İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği). İKOD klasik otomobili olan veya olmayan fark etmeksizin içinde klasik otomobil sevgisi, bu sevgiyi yaşatma arzusu olan üyelerden oluşmakta. Özel günlerde, düzenledikleri etkinliklerde üyeleri klasik araçlarıyla konvoy oluşturarak kendilerine haz, çevreye görsel şölen yaşatmakta. Derneğin dikkat çeken slagonu 'Hız değil, haz için'. Bu cümle aslında her şeyi açıklamakta.
http://ikod.org.tr/
http://ikod.org.tr/
Alışveriş Siteleri
Artık alışveriş yapmak çok kolay. Oturduğunuz yerden zaman ve mekandan bağımsız online alışveriş yapabiliyoruz. Beğenilen ürünün, tüm bilgileri ürün görüntüsüyle incelenebilir. Çoğu site para iadeli değişim yaparken; mağazalar alınan ürünlerin değişimlerinde çoğunlukla para iadesi yapmaz.
Bu imkanları sağlayan alışveriş sitelerine örnek:
1. https://www.morhipo.com/kampanya/alisveris
2. https://www.1v1y.com/
Bu imkanları sağlayan alışveriş sitelerine örnek:
1. https://www.morhipo.com/kampanya/alisveris
2. https://www.1v1y.com/
İstanbul Tarihi Mekanları
İstanbul geçmişten günümüze birçok farklı devletin himayesinde olmuştur. Her dönemde ayrı bir güzelliğe sahiptir. İstanbul surları, camileri, sarayları, müzeleriyle adeta yaşayan bir tarihtir. Bu tarihe tanık olabilmek, nostaljiyi hissedebilmek için çok uzaklara gitmeye gerek yok. Çünkü İstanbul her köşesinde tarihi olaylardan kesit taşır. Bu tarihi dokuyu yaşamak istiyorsanız görülmesi gereken 25 yeri paylaşacağım.
1. Topkapı Sarayı
2. Soğuk Çeşme Sokağı
3. Cafer Ağa Medresesi
4. Ayasofya
5. Yerebatan Sarnıcı
6. Haseki Hürrem Hamamı
7. Sultan Ahmet Binbirdirek Sarnıcı
8. Gülhane Parkı
9. Adalar
10. Dolmabahçe Sarayı
11. Süleymaniye Hamamı
12. Rumeli Hisarı
13. Anadolu Hisarı
14. Yedi Kule Hisarı
15. Beylerbeyi Sarayı
16. Çırağan Sarayı
17. Yıldız Sarayı
18. Kapalıçarşı
19. Mısır Çarşısı
20. Bakırcılar Çarşısı
21.Tefkur Sarayı
22. Eyüp Sultan Camii
23. Miniatürk
24. Hidiv Karı
25. Kız Kulesi
1. Topkapı Sarayı
2. Soğuk Çeşme Sokağı
3. Cafer Ağa Medresesi
4. Ayasofya
5. Yerebatan Sarnıcı
6. Haseki Hürrem Hamamı
7. Sultan Ahmet Binbirdirek Sarnıcı
8. Gülhane Parkı
9. Adalar
10. Dolmabahçe Sarayı
11. Süleymaniye Hamamı
12. Rumeli Hisarı
13. Anadolu Hisarı
14. Yedi Kule Hisarı
15. Beylerbeyi Sarayı
16. Çırağan Sarayı
17. Yıldız Sarayı
18. Kapalıçarşı
19. Mısır Çarşısı
20. Bakırcılar Çarşısı
21.Tefkur Sarayı
22. Eyüp Sultan Camii
23. Miniatürk
24. Hidiv Karı
25. Kız Kulesi
Kahvaltı Festivali
Günümüzde birçok festival düzenlenmekte. Müzik, yiyecek gibi farklı alanlarda etkinliklerde bulunma şansı yakalıyoruz. Ben de yakından takip ediyorum bu festivalleri. Son zamanlarda gittiğim festivaller içinde en çok kahvaltı festivalinde keyif aldı. Girişte gez hazırlanmadan kaynaklı biraz bekledik. Fakat içeride ki atmosfer o anı unutturdu. Girer girmez Paşabahçenin bardak, tabak, çatal ikramıyla karşılandık. Birbirinden leziz, farklı mutfaklara ait yiyeceklerden tatma imkanı çok keyifli. Ayrıca Uniq İstanbul'da oluşu festivale ayrı bir güzellik katmıştı.
25 Aralık 2016 Pazar
İnternetin Gazetesi/Bodrum Yunan Adaların’dan Pahalı
İnternet'in Gazetesi sayfasında, Bodrum hakkında bilgilendirici bir yazı bulunmakta. Bodrum'u merak edenlerin ve gidecek olanların okumalarını tavsiye ederim. Emrah Yedekçi Bodrum Yunan adaların’dan pahalı başlıklı yazısında, yaşadığı olaylardan ve Bodrum'da meydana gelen değişimlerin yanı sıra özellikle yükselen fiyatlara dikkat çekmiş.
http://www.internetingazetesi.com/bodrum-yunan-adalarindan-pahali/
http://www.internetingazetesi.com/bodrum-yunan-adalarindan-pahali/
Web Sitem
http://ahsenkosdag.wixsite.com/sitem
Sitemde iletişim adresim, proje çalışmalarım ve portfolyom yer almaktadır.
Mimari Dergi/ House Beautiful
House Beautiful aslında mimarlığın bir dalı olan iç mimarlık dergisidir. Bu dergi de dikkatimi en çok çeken yazı Küçük Alanlar Büyük Hayaller başlıklı yazı oldu. Çocuk odalarının genelde en küçük birimler olarak tasarlanmasına değinmiştir. Crocodily Kids Architect sınırlı mekanlarda işlevsel oyun, uyku, çalışma alanlarıyla mekan tasarımları gerçekleştiren bir marka olduğuna değinilmiştir. Crocodily Kids Architect markasına Nişantaşı showroomu ve http://www.crocodily.com/ adresinden ulaşılabilir.
Mimarlar İçin Dijital Medya ve Tanıtım İmkanları
Yeni Medya Nedir?
Herkesin dilinde ve bilgi teknolojileri,
iletişim ağları ile medya sektörlerinin birbirlerine yakınlaşarak iç içe
geçmeye başlaması sonucu ortaya çıkan (internet, mobil, vb. ağlar üzerinde
oluşturulan web sitesi, haber sitesi, arama motoru, blog, wiki, sosyal medya
gibi) ve hızla değişen platformları anlatıyor. Diğer yandan günümüzde artık
gazete, radyo ve TV gibi geleneksel medya da yeni medya üzerinden birbiriyle
bütünleşmiş şekilde çalışma eğilimi gösteriyor.
Yeni medya teknolojileri ve uygulamaları
günümüzde sanatçıların ve tasarımcıların çalışmalarında pek göz ardı
edemeyecekleri bir alan haline gelmiş durumda. Bugünün teknolojilerinin durumu
ve bunların sosyal etkileri sadece gündelik yaşantımızı değil, algılarımızı ve
kavramlarımızı da değiştirmiş bulunuyor.
Yeni medyanın kullanımı daha yaygın değilken
şirketler kendi reklamlarını yapabilmek, müşteriye ulaşabilmek için billboard
vb. kullanırlardı. Ama günümüzde neredeyse herkesin elinden düşürmediği başta
akıllı cep telefonları olmak üzere bir çok teknolojik alet sayesinde kurum veya
kuruluşların reklamları çok ta uzakta değil. Arama motorunda yazılan bir kelime
bile yeterli olabilir hale geldi. Bir başka yöntem ise günümüzde mail adresi
olmayan insan çok azdır herhalde. Büyük firmalar kendi reklamlarını, yapmış
oldukları işleri gösterebilmek ilgi çekebilmek için mail adreslerine postalar
gönderiyorlar.
Mimari Amaçlı Yeni Medyayı Nasıl
Kullanırız?
Mimarlık medyasının tarihi, mimarlık tarihinin
en önemli dayanağı olagelmiştir. Çünkü medyanın gücü, döneme dair öne çıkarılan
eğilimleri, mimarları, ürünleri belirlediği gibi, hangi mimarların yapıların yok sayılacağını belirlemeye de
muktedir olmuştur. Medyanın onay ve dışlama mekanizmalarıyla bağlantılı olarak
mimari ürünün çevresinde oluşturulan söylemler, bir anlamda mimarlığı yeniden
üretmektedirler. Dolayısıyla üretim ve yeniden üretim Colomina’nın dediği gibi
bir döngü olarak karşımıza çıkmakta ve medya da bu döngüde bütün bu süreçlerin
gerçekleştiği bağlamı oluşturmakta ve çoğu zaman belirleyici tek unsur
olmaktadır.
Mimarlık medyası bir süre önce basılı
dergi formatındaki geçerliliğini kaybetmeye başlamıştır. Mimarlık ortamının
eleştirel tartışmalarının yapıldığı ve pratiğe yön veren dergiler dijital
medyanın açıklık, erişilebilirlik anlamında daha demokratik sayılabilecek
yönünü kullanarak birtakım ortaklıklar oluşturmaktadırlar. Örneğin Architectural
Review (AR) dergisi Archdaily web
portalıyla böyle bir işbirliği içindedir. Fakat bu ortaklıkların sayısı oldukça
az olmakla birlikte, AR dergisinin
söylemsel anlamda desteklediği bu eleştirel yönün kullanıcı tarafından nasıl
değerlendirildiği de bir soru işareti yaratmaktadır. Dillerine hâkim
olmadığımız web portallarının kullanım yaygınlığı da bunu destekler
niteliktedir. İçerikten ziyade sadece imge üzerinden ilerleyen gündemi takip
etme istenci mimari ürünün söylemsel ve eleştirel olarak değerlendirilmesini
engellemekte ya da böyle bir talebin giderek azalmasına sebep olmaktadır.
Mimarlık medyası bu problemlerin
farkında olarak kendisini sorgulamaktadır. AR dergisinin
Haziran 2014 sayısında yayımlanan “Who Needs Architecture Critics” adlı giriş
yazısında editör Catherine Slessor bu problemi çok net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Slessor web portallarının sağlamış olduğu dahil olma kolaylığı ve açıklığa
rağmen, oldukça kompleks ve farklı bağlamlarda tartışılabilecek olan mimari
üretimin imajlarla beslenen sürekli ve hızlı değişen haberler ile Facebook
beğenilerine indirgendiğini söylemektedir. Mimari üretimin estetik-sembolik
kaynakları ve teknoloji arasında oluşan bu gerilim, yavaş yavaş imgenin
tarihsel olarak yadsınamaz gücünü birkaç katına çıkartmıştır. Sadece birkaç
kare fotoğrafın internete düşmesi, artık bir yapıyı tanınır
kılabilmektedir. Ayrıca, eskiden sadece basılı kaynaklar aracılığıyla
dolaşıma giren imge artık çok daha kolay yollarla, neredeyse bedelsiz ve
zahmetsiz bir şekilde erişilebilir ve taşınabilir hale gelmiştir.
Dergi ve kitapların en azından
sayfa sayısı nedeniyle yayına aday mimari ürünler belli bir elekten geçmek
zorunda iken sonsuz imge depolayabilen mimari web portallarında bu anlamda bir
“eleme” bulunmamaktadır. Örneğin, Archdaily2008 yılında kurulmuş olmasına
rağmen 6 yılda 30.000’e yakın gönderi, 15.000’e yakın yapı yayımlamış bir web
portalıdır. Benzer bir şekilde 2003 yılında kurulan Architizer’da böyle bir
kapasiteye sahiptir. Basılı mimarlık dergileri arasında yılda on iki sayı
yayımlananların bile bu kadar sürede ortalama 600 yapı tanıtımı yapabileceği
göz önüne alınınca bu portalların kapasiteleri ve onlar sayesinde dolaşıma
giren yapı sayısının gerçek anlamı ortaya çıkmaktadır. Söylem ve eleştiriyle
desteklenmeyen ya da çok az desteklenen, daha çok tanımlanmaya yönelik bilgiler
içeren web portallarında yayımlanan ürünler sadece imgeye indirgenmektedir. Web
portallarının desteklediği eleştiri yoksunluğu Slessor’a göre şu anda mimari
eleştiriye hiç olmadığımız kadar ihtiyacımız olduğunu göstermektedir. Çünkü
eleştiri mimari ürünün çok geniş bir bağlamda ilişkilendirilmesini, bir başka
deyişle ürünün sadece kendisine referans vermediği bir ilişkiler ağı içinde
değerlendirilmesini sağlayan kışkırtıcı ve sorgulayıcı bir süreçtir. İşte
eleştiri ancak bu yönüyle Sorkin’in dediği gibi değişimin yönlendirilmesini ve
sorgulanmasını beraberinde getirmektedir.
Dijital medyanın en önemli
katkısı, Batı merkezli olmakla suçladığımız geleneksel basılı medyanın aksine
dünyanın her yerinden kültürel üretimi dolaşıma sokabilme potansiyeline sahip,
daha “eşitlikçi” bir potansiyeli olmasıdır.
Sonuç olarak, dijital medyanın erişebildiği
kullanıcı ve kapsadığı yapı sayısının basılı medyaya oranla çok fazla olması,
aslında bağımsız ve eşitlikçi bir tartışma ortamı doğuracak bir potansiyeli de
beraberinde getirmektedir. Bununla beraber, sadece yapı veya projeye
indirgenmiş görsel bir katalog olmanın ötesine geçebilmek için 20. yüzyılın
kadim medyasının bazı ideallerini sürdürmek gerekmektedir. Bunlardan en
önemlisi mimarlığa kavram, olgu, ortam olarak bakabilen eleştirinin yeni
medyaya etkin olarak dâhil edilebilmesi; ikincisi de derinlikli yapı ve proje
analizlerine olanak veren bir seçki dizisinin oluşturulabilmesidir. Bunların
gerçekleşebilmesi için mimarlık portallarının artık bağımsız ve gönüllü yürüyen
ve günün her anında yenilenen dinamik içeriğini yansıtsa da süreli yayımlanacak
seçki kataloglarına gereksinimi vardır. Batı merkezcilikten ve yıldız mimar
saplantılarından arınmış yeni bir medyanın kriz ortamını dönüştürmesi, ancak bu
yolla mümkün görünmektedir.
Mimari
Paylaşım Platformları
§Forumlar
§Facebook
§Twitter
§Instagram
§Pinterest
§Arkitera
§Mimdap
§Mimari
Medya
§Dwg
İndir
Mimari Paylaşım Siteleri
Mimari paylaşım sitelerinde güncel sorunların
paylaşıldığı, diğer mimarlarla etkileşim halinde olunduğu, yarışmaların,
konferans ve panel gibi etkinliklerin düzenlendiği paylaşımlar yapılır.
Aynı zamanda bu sitelerin sosyal ağ hesapları
da vardır Örneğin arkitera; sitesinde yarışmalar düzenler, önemli etkinliklere
imza atar, ödüllü projeleri yayınlarken aynı zamanda instagram hesabında da
bunları duyurmaktadır.
Bir diğer sitede mimdap. Mimdap sitesinde öğrenci projelerini
yayınlayarak genç nesilleri piyasayla tanıştırır. Aynı zamanda kentsel
sorunları ele alır, güncel konular üzerine değinmekte.
Örnek verdiğimiz sitelerden
bazılarının mimari alana olan katkılarını inceleyelim.
Öncelikle sosyal ağlardan başlayalım. En çok
kullanıcıya sahip olan facebook. Facebook’ta açılan sayfalar ve verilen
reklamlarla yoğun bir kitleye ulaşmak mümkün. Paylaşımlarınızın başka kullanıcı
sayfalarında paylaşılıp, beğenilmesi tanınma ve müşteri potansiyelini arttırır.
Diğer sosyal ağ hesabı ise instagram. Birçok
insan instagramda yaptığı paylaşımlar sayesinde fenomen olup ciddi paralar
kazanabiliyor. Mimarlarda proje paylaşımları ve paylaşım altlarına bıraktıkları
hashtag sayesinde arayıcılarına
ulaşmakta. Sosyal ağ hesaplarında firmalar reklamlarını yapıp kendilerini
tanıtma imkanı bulurken, öğrencilerde bu paylaşımlardan yararlanarak
kendilerini geliştirebilir projelerinde faydalanabilir.
Mimari paylaşım platformları
sayesinde kişi veya kuruluşlar tanınmışlığı arttırıp kendi reklamlarını yapma
imkanı buluyor. Örneğin; ‘Mimar’ kelime kökünü içeren isimde bir sosyal ağ
hesabı açıp, daha sonra bu hesap üzerinden mimarlıkla ilgili paylaşımları
kesmeyip , sonraları ise kendi mimarlık şirketinin ismiyle değiştiren insanlar
vardır. Mimari amaçla yapılan reklamlar sosyal ağlarda konuşulan bir hal aldı.
Konuşuldukça akılda kalan bir isim haline gelebiliyor. Yeni medyaya verilen
reklamlarla gözümüzün bir şekil de o reklamları görmesi sağlanıyor ve
bilincimize işliyor.
Medyanın mimar adaylarının geleceğinde büyük
rolü vardır. Mesleğe atılmadan sosyal ağları başarılı bir şekilde kullanmaları;
mimari sitelerini takip etmeleri iş ortamına olan adaptasyonlarında yardımcı
olmaktadır. Aynı zamanda kendilerini tanıtıp, iş bulmalarını da sağlar.
Bir diğer sitede dwgindir.com. Bu
sitede faydalana bilenecek dwg formatlı birçok projele indirme imkanı var. Projelerin
bazıları ücretli bazılarıda ücretsizdir.
Mimari medyayı sadece resimli
baskılar olarak tanımlamanın haksızlık olur. Dergi varlığına, yayınların çok
olması farklılıklara olanak sağlamaktadır. Buna dayanarak Bülent Tuna’nın bir konuşmasında ifade ettiği
gibi "Medyanın toplumdaki mimarlık kültürünün gelişmesinde etkili
olacaktır.’’
Medya bir ortam olarak ele
alınmalıdır. Sadece yayınları kapsamayan, çok fazla etkinliği ve bir bütünü
kapsayan; sadece mimarlık ile sınırlanamayacak, kitlenin tamamına hitap eden
mecradır.
Yasemin Enginöz’ün bir
konuşmasında belirttiği gibi, mevcut ortamda dijital yayınların hem kolay
erişilebilir hem de maliyetsiz olması açısından çok daha yaygınlaşabileceğini
ve mimarlığın doğru anlatılmasında, gündemin belirlenmesinde oldukça ön açıcı olmakta.
Mimari medyanın yapılı çevre üzerindeki rolü
konusunda hem olumlu hem olumsuz düşüncelere sahibiz. En büyük kaygımız yazılı,
basılan kaynakları öldürmesi. Fakat yazılı kaynaklara, yeni medya üzerinden
erişim imkanı bulmamız bu karamsarlığı aydınlatıyor. Ayrıca kolay ve ücretsiz
erişim sayesinde araştırma ruhunu ve arzusunu ön plana çıkarıyor.
Mimarinin ve medyanın paralel olarak gittiği
günümüzde, başarıya ulaşmanın yollarından biride dijital reklam ve
imkanlarından fazlasıyla, doğru faydayı sağlamaktır. Doğru fayda sağlandığında
gelişmelerden haberdar olunur, hitap edilen kitleler artar ve bilgi erişimi
hızlanır.
Konuyu toparlayacak olursak;
mimarlar için dijital medya ve tanıtım imkanları önemli yer almakta. Piyasayı
yakından takip etme, müşteri ulaşımı kolaylığı, iş yönetimi gibi konularda
üstün başarı sağlamak ve projelerimizin daha geniş, farklı kitlelere ulaşmasını
istiyorsak yeni medyayı kullanıp, dijital ortam reklamlarında yer almalıyız. Ne
kadar aktif olursak o kadar başarı yolumuz açılır. Günümüzde artmakta olan
dijital medya ve tanıtım imkânların faydaları sayesinde değişen iş dünyasına
ayak uydura biliriz.
Düğün Mekanları
Düğünler konseptlerine göre kır, otel, tarihi mekan düğünleri olarak farklı mekanlarda yapılabilmekte. Bu konseptlere uygun bazı örnekler üzerinde duralım.
Otel mekanlarına örnek olarak İstanbul Marriott Hotel örneğini vereli. İstanbul'un merkezinde yer almasıyla ulaşım kolaylığı sağlamakta.
Düğün paketine dahil olan hizmetler:
- Karşılama Kokteyli,
- Başlangıç, ara sıcak, ana yemek ve tatlıdan oluşan düğün menüsü,
- Düğün pastası,
- Limitsiz yerli içki,
- Balayı odası ve ertesi gün 2 kişilik kahvaltı,
- İki adet aile hazırlık odası
- Dört kişilik menü tadımı
- Beyaz masa örtüleri, beyaz sandalye geçme kılıfları, beyaz peçeteler, numaratör.
Kır düğünü örneğine ise İstanbul Anadolu Yakasında yer alan Mihrabat Korusunu verebiliriz. Beykoz tepelerinde yer alan mekan güzel bir manzaraya sahip. fiyat aralığı 100-150 lira olup 75-1000 kişilik kontenjana sahiptir.
Tarihi mekan örneğine ise Adile Sultan Sarayı. Üsküdar ilçesinde bulunan tarihi mekan manzara olarak; Boğaz, deniz, orman, şehir, bahçe manzarasına sahiptir. Mekan özellikleri ise; Bahçe, Balkon, Çim alan, Deniz kenarında, Orman içinde, Teras, Yüksek tavan.
Düğün mekanlarıyla ilgili fikir alabileceğiniz site:
Örnek Web Sitesi
http://iremsaglam96.wixsite.com/mimar İnceleyeceğim web sitesi İrem Sağlam'a ait olan mimari site. Ana sayfada sizi karşılayan hareketli şehir sitenin amacını gayet açık bir şekilde ortaya koymakta.
Anasayfada blog sayfalarına ulaşılabilmekte. Portfolyosunda yer alan bilgiler çok başarılı. Proje paftaları gayet bilgilendirici. Öğrenci sitesi olan http://iremsaglam96.wixsite.com/mimar da projeler başarılı.
İstanbul ve Paris Şehirlerinin Alt Yapısı
İstanbul ülkemizin en kalabalık nüfusa sahip şehridir. İstanbul kıtalar arası bir şehirdir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde kurulan İstanbul'un batıdaki sınırını İstanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin 39 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyük şehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır.
İstanbul'un şehir yapısı sürekli değişmektedir. Yunan, Roma ve Bizans dönemleri boyunca Galata, Kadıköy ve Üsküdar'da önemli değişimler, büyümeler yaşanmıştır.
İstanbul'un tarihi semtlerinden batıya ve kuzeye gidildikçe büyük bir farklılaşma görülür.Son yıllarda inşa edilen çok yüksek yapılar, nüfusun hızlı büyümesi göz önüne alınarak yapılmışlardır. Şehrin hızla genişlemesinden dolayı konutlaşma, genellikle şehir dışına doğru ilerlemektedir. En yüksek gökdelenler ve ofis binaları Avrupa Yakası'da özellikle Levent, Mecidiyeköy ve Maslak'ta toplanırken, Anadolu Yakasında ise Kadıköy ilçesindeki Kozyatağı mahallesi dikkat çeker. 20. yüzyılda şehrin hızla büyümesi, doğudan batıya büyük bir göçün başlamasına neden olmuştur. Böylece şehirdeki gecekondulaşma büyük bir hız kazanmıştır. Kaçak olarak hazine veya özel arazilere yapılan bu binalar, kısa sürede ve düşük kalitede yapılır.
Dünyanın en çok ziyaretçi alan şehirlerinden biri de Paris'tir. Fransa'nın başkenti olan şehir Sen nehri ve Paris havzasının üzerine kurulmuştur. 19. yüzyılda modernleşmenin gündelik hayatta ve kentte yaptığı sarsıcı dönüşümlerin en görünür olduğu şehirlerden biridir. 17. yüzyıl sonuna kadar Paris, dar sokakları ve pazarların kurulduğu küçük meydanları ile bir Orta çağ kenti görünümünde idi. 18. yüzyıldan itibaren imparatorluğun güçlenmesi ile kentin görünen yüzü değişmeye başlamış, 1840 – 1870 tarihleri arasındaki Fransız endüstri devrimi ile de bu değişim doruk noktasına ulaşmıştır. Böylelikle Paris 19. yüzyılda modern görünümü ve çekiciliği ile sadece Fransa'nın değil tüm Avrupa kara kıtasının başkenti haline gelmiştir.
Haussmann’ın vali olduğu 1853 – 1870 tarihleri arasında kent inanılmaz bir dönüşüme sahne oldu. Kent İmparator Üçüncü Napolyon’un gücünü gösteren simgesel, büyük yapılar ile donatıldı; temiz su, kanalizasyon, demir yolu, ofis, market, itfaiye, okul, hastane, hapishane gibi bir modern kentin gerektirdiği altyapı ve binalar inşa edildi. Ama en önemlisi kentin mevcut dokusuna yapılan müdahaleler idi. Bir cetvel ile çizilmiş gibi açılan geniş ve uzun bulvarlar ile Paris yepyeni bir görünüm aldı.
İstanbul'un şehir yapısı sürekli değişmektedir. Yunan, Roma ve Bizans dönemleri boyunca Galata, Kadıköy ve Üsküdar'da önemli değişimler, büyümeler yaşanmıştır.
İstanbul'un tarihi semtlerinden batıya ve kuzeye gidildikçe büyük bir farklılaşma görülür.Son yıllarda inşa edilen çok yüksek yapılar, nüfusun hızlı büyümesi göz önüne alınarak yapılmışlardır. Şehrin hızla genişlemesinden dolayı konutlaşma, genellikle şehir dışına doğru ilerlemektedir. En yüksek gökdelenler ve ofis binaları Avrupa Yakası'da özellikle Levent, Mecidiyeköy ve Maslak'ta toplanırken, Anadolu Yakasında ise Kadıköy ilçesindeki Kozyatağı mahallesi dikkat çeker. 20. yüzyılda şehrin hızla büyümesi, doğudan batıya büyük bir göçün başlamasına neden olmuştur. Böylece şehirdeki gecekondulaşma büyük bir hız kazanmıştır. Kaçak olarak hazine veya özel arazilere yapılan bu binalar, kısa sürede ve düşük kalitede yapılır.
Dünyanın en çok ziyaretçi alan şehirlerinden biri de Paris'tir. Fransa'nın başkenti olan şehir Sen nehri ve Paris havzasının üzerine kurulmuştur. 19. yüzyılda modernleşmenin gündelik hayatta ve kentte yaptığı sarsıcı dönüşümlerin en görünür olduğu şehirlerden biridir. 17. yüzyıl sonuna kadar Paris, dar sokakları ve pazarların kurulduğu küçük meydanları ile bir Orta çağ kenti görünümünde idi. 18. yüzyıldan itibaren imparatorluğun güçlenmesi ile kentin görünen yüzü değişmeye başlamış, 1840 – 1870 tarihleri arasındaki Fransız endüstri devrimi ile de bu değişim doruk noktasına ulaşmıştır. Böylelikle Paris 19. yüzyılda modern görünümü ve çekiciliği ile sadece Fransa'nın değil tüm Avrupa kara kıtasının başkenti haline gelmiştir.
Haussmann’ın vali olduğu 1853 – 1870 tarihleri arasında kent inanılmaz bir dönüşüme sahne oldu. Kent İmparator Üçüncü Napolyon’un gücünü gösteren simgesel, büyük yapılar ile donatıldı; temiz su, kanalizasyon, demir yolu, ofis, market, itfaiye, okul, hastane, hapishane gibi bir modern kentin gerektirdiği altyapı ve binalar inşa edildi. Ama en önemlisi kentin mevcut dokusuna yapılan müdahaleler idi. Bir cetvel ile çizilmiş gibi açılan geniş ve uzun bulvarlar ile Paris yepyeni bir görünüm aldı.
Bu müdahalelerin birkaç gerekçesi vardı:
Dar sokakların sağlayamadığı temiz hava ve güneşin konutların içine alınarak sağlık koşullarının iyileştirilmesi.
Bulvarların kesiştiği noktalarda simgesel yapılar ile kentin modern bir görünüm kazandırılması.
Halk ayaklanmaları ve toplumsal olaylar sırasında isyancıların dar sokaklar arasında kaybolmalarının önlenmesi.
İşçi sınıfının kentin dışına sürülmesi.
Böylelikle Haussmann zamanında Paris modern bir burjuva kenti görünümü kazandı. Tüm bu değişimler esnasında inşaat ve finans sektörü büyük bir gelişme gösterdi. Emlak piyasası hareketlendi. Dünya fuarları ile kent bütün dünyanın ilgisini çeken bir yer haline geldi.
Bugün Paris’in geneline bakıldığında kentsel planlama bağlamında “yenileme” ile “geliştirme” arasında salındığı söylenebilir. Paris halen 150 yıl önce Haussmann’ın müdahalelerin yarattığı kent olarak durmaktadır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
